Elazığ Mahalli basınımızdan
Günışığı gazetesinin 11 Mart 2002 tarihli baskısında yer alan “ Tarih hata
affetmez ” başlıklı yazısı ile kamuoyu gündemine taşıdığı haber,
basınımızın hassasiyeti noktasında beni çok duygulandırdı.
Millî meselelerde tüm Elazığ’ımızın 7’den 70’e aynı
hassasiyet içerisinde olduklarını biliyor ve bu konudaki düşüncelerimi Elazığlı
olmanın bana yüklediği sorumluluk gereği hemşehrilerimle paylaşmak istiyorum.
Tarihi ve kültürel zenginlikleri ile Anadolu, adeta bir açık hava
müzesi özelliği ile medeniyetler beşiği olarak tarih yapraklarına taşınmıştır.
Bu çerçevede Elazığ’ımız da tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.
Her Türk insanı, tarihine ve etnik farklılıklara saygılıdır.
Çünkü; tarihi eserler insanlığın geçmişini yansıtır. Elbette ki bunların
korunması lazımdır. Ancak; Ermeni lobilerinin, tarihi geçmişimize sahip çıkma
çabaları öteden beri bilinen bir gerçektir.
Bugün bizler Ermeni lobileri ve Türkiye’deki taraftarlarınca daima
yazıla gelmekte olan tarihi gerçekleri çarpıtma yönündeki faaliyetleri ile
karşı karşıyayız.
Bu çalışmaların temelinde tarihi ve sosyolojik yapıyı bir parmak
izi üzerine oturtmaya yönelik STRATEJİK MÜCADELE yatmaktadır. Bu da gelecekte
neler olabileceğinin tahmin edilmesinin zorluğu Ermenilere ve onların uzantılarına
mesnet teşkil edecek tarihi bir iz bırakma mücadelesidir. Yani; bize ait olan tarihi
eserleri kendilerine mal etme mücadelesidir.
Osmanlı dönemine bakıldığında tüm tarihe, farklılıklar
olmasına rağmen tümü ile sahip çıkılmıştır.
Bilindiği üzere, Amerikalıların, Osmanlı döneminde misyonerlik
faaliyetinde bulunmak amacı ile kolej açtıkları yerlerden biri de ilimizdir. (
Diğer iller: Sivas, Yozgat, Amasya, Tarsus, İstanbul v.s. )
Dolayısı ile o dönemde azınlıkların sahip olduğu tarihi
eserlerin tescili ile ilgili itirazlar olmamıştır.
Tarihte Vilayat-ı Sitte ( altı vilayet ) olarak bilinen; Erzurum,
Sivas, Mamüratü’l-aziz, Bitlis, Van, Diyarbekir vilayetlerinde Ermenilerin
birçok konudaki tarihi gerçekleri çarpıtma faaliyetlerinde bulundukları
herkesçe bilinmektedir.
Bu altı ilden biri olan ELAZIĞ aleyhinde yapılabilecek tüm bu
oyunlara karşı dikkatli olmamız gerekmektedir.
Ayrıca Arkeologların ve sanat tarihçilerinin sorumluluk
alanlarının neler olduğu noktasından hareketle, teknik detaylarla ilgili olarak
üniversitemizin öğretim görevlilerinin hemşehrilerimizi bu konuda aydınlatmaları
gerekmektedir.
Tüm bu bilgiler ışığında; basınımız aracılığı ile kamuoyu
gündemine taşınan bu konuda;
-
Maddi hata var ise ilgililerden bu hatanın düzeltilmesini ,
-
Kastı aşan bir hata var ise bundan da Elazığlılar adına hesap sorulmasını
istiyorum.