Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Elazığ Gelenekleri << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

Düğün ve Evlenme Geleneğimiz ::

 

Düğüne Hazrılık, Düğün Şenlikleri ve Düğün Ziyafetleri :

            Düğün günü daha evvel taraflar arasında kararlaştırılmış olduğundan zengin ailelerde düğün şenlikleri bir hafta veya on gün evvel başlar. Düğün evinin selamlık ve harem dairelerinin bütün oda, salon ve sofaları temizlenmiş, yemek odaları ayrılmıştır. Geceleri aydınlık olmak için düğün evinin caddeye olan duvarlarına, pencerelerine fenerler asılır ve düğün evinin kapısı önünde muhtelif yerlere meşaleler yakılmak için bir metre yükseklikte demir ocaklar yerleştirilirdi.

            Şenliklere, düğün evinin kapısı önünde veyahut bu eve yakın bir meydanda sabahın muayyen saatlerinde davulların bir arada ve bir anda vurulmalarıyla başlanılırdı. Davul adedi, düğünün şümul ve azametine göre değişir. Bu davulların yanında her iki veya üç davul için bir zurna veya bir kılernet bulundurulurdu. Bu davulların bir arada ve aynı tempo ile bir anda vurulmaları büyün mahalleyi ayaklandırırdı. Çoluk çocuk, ihtiyarı, genci hep birden düğün evinin kapısı önüne koşar, buralarda toplanılır ve mahşeri bir kalabalık her an artar ve kabarırdı.

Davulcuların ilk vazifeleri, davetlileri karşılamaktı, uzaktan bir davetli kafilesinin geldiğini gören davulcular, hemen –Karşılama- havasına geçerek gelenlere karşı yürür, yaklaşınca da tekrar geri dönerek misafirlerin önleri sıra çala, çala düğün evinin kapısına kadar misafirleri getirir, orada baş davulcu, davulunu çevirerek vaziyet alır diğer davullar çalınırdı. Davetliler, çevrilen davulun üstüne bahşiş olarak gümüş mecidiyeler, on kuruşluklar, çeyrekler atarak içeriye girerlerdi. Davullar, dışarıda çalınmağa başlarken içeride de saz takımı fasla başlardı. Saz takımı: bir veya iki keman, bir kanun, bir kılernet bir veya iki teften ibaretti. Son zamanlarda bu takıma Darbuka, Cümbüş ve Ut da girmiş bulunmaktaydı. Bu takımın yanında iki veya üç okuyucu ve birde Köçek vardı. Bu saz takımına bazen Elazığ’dan kemaneci Kör Karo, Hamamcının Mustafa ve Hüseynik’ ten de kanuncu Boğos gibi sanatkarlar da getirtilir, bu suretle saz takımı kadrosu genişletilirdi. Gece alemlerinde bilhassa Kına gecelerinde bu kadroya hariçten sesi gür ve güzel bazı okuyucular da davet edilir, ahenk ve coşkunluk artar ve ayyuka çıkardı. Mesela: Başta Korukoğlu Şevki, Dabağ, Muhittin, İsmail ve Feyzi gibi.

            İşte dışarıda davullar ve zurnalar, içeride saz takımları icray-ı ahenk ederlerken, düğün davetlileri de kafile kafile gelmeye başlarlardı. Bu davetler şöyle olurdu: Düğünlere davet edilecek zevatın isimleri birkaç gün evvelinden büyük bir tabak kağıt üzerine yazılırdı. Birinci planda: Harput’un büyük alimleri .. Hükümet erkanı .. Tüccarlar .. Köy ağaları .. Esnaf .. ve en sonra da konu komşu .. Bu defterler, düğünde İlahi okumak üzere vazife alacak olan üç dört kişiye verilirdi ki, bunlara Harput’da <<UHUCU>> denilirdi. Bunlar defterler ellerinde kapı, kapı, dükkan, dükkan dolaşır, düğün sahiplerinin selamlarını ve davetin gün ve saatini söyleyerek düğüne davet ederler ve bunlardan da bahşişlerini alırlardı.

            Davetliler, şu şekilde tertiplenen sofralara oturur, yemeklerini yerlerdi. Odanın bir başından öteki başına kadar bir ve sofalarda ise bir sağ ve bir sol tarafta olmak üzere iki sıra, yerlere bembeyaz kar gibi Hasavanlar serilmiştir. Genişlikleri iki, uzunlukları dört beş metre olan bu Hasavanların her tarafına yumuşak şilteler, minderler konulmuştur. Bunların üstünde boydan boya ince mabrum denilen bezlerden yapılmış 3-4 metre uzunluğunda işlemeli peşkirler…Ve bu peşkirlerin önünde tertemiz cimşir ve siyah Abanoz kaşıklar sıralanmıştır. Hasavanın üzerinde kalaylı büyük bakır leğenler için de kızarmış kuzular .. Kaburgalar .. Pirinç veya Bulgur tiritleri (Etli Pilav) .. Yaprak dolmaları .. Tepsilerle Baklavalar .. Ve yine ufak kaselerde Düğün zerdeleri ve pilavlar. İşte Harput ‘da bu gibi sofralara << SOMAT >> denilir, hatta << Somat çekme >> diye de kullanılırdı.

             Yemeklerden sonra misafirler, diğer odalara alınarak kahveler, sigaralar, nargilelerle i’ saz ve ikram edilirlerdi .Bir kafile gidince, sofralar derhal temizlenerek ikinci kafile için yeniden tanzim edilirdi. İkinci, üçüncü, dördüncü kafileler de bu suretle yedirilip içirildikten sonra düğün evinden ayrılırlardı. Bu arada saz takımı durmadan, dinlenmeden çalar ve misafirleri eğlendirirdi. İşret kullananlar, ayrıca akşam yemeklerine davet edilir, bunlara da masalarda sofralar hazırlanır .. yer,içer, sohbet eder; eğlenirlerdi. Öyle bir an gelirdi ki, işret sofrasındaki davetliler, hep birden coşar, oyuna kalkarlardı. Bu eğlenceler, bazen gece yarılarına kadar devam ederdi. İşret edenler, çalgıcılara ayrı,ayrı rakı ikram ettiklerinden ve bir taraftan da bahşiş verdiklerinden onlar da neşelenir ve coşarlardı.

            İçeride bu şekilde eğlenilirken dışarıda da davul zurna sesleri mahalleyi çınlatmakta devam ederdi. Davulların önünde oyuncular çoğalır, halaylar, üçayaklar birbirini takip ederdi. Bilhassa köylerden getirtilen oyuncular, o kadar maharetle oynarlardı ki, o sıra bütün düğün davetlileri kadın, erkek damlardan ve pencerelerden bunları seyre çıkarlardı. İsimlerini burada rahmetle anacağım Tilenzit köyünden İbrahim, Germilili Telo, Adedili Mehmet Ali gibi oyuncuları bu topraklar bir daha yetiştiremezdi. Bu suretle düğünlerin akşamları ve hele geceleri daha neşeli geçerdi. Bir taraftan meşaleler yanar, bir taraftan havai fişekler gökyüzüne helezoni ışıklar saçardı.

Evlilik ve Ön Hazırlıklarda İzlenen 8. Yol... Tıklayınız:


| Evlenmelerde İlk Adım | Kız İsteme ve Şerbet İçme | Nişan Bohçası ve Gelin Elbisesi | Çeyiz Yazma, Nikah Merasimi | VEÇ | Kına Geceleri | Düğüne Hazırlık | Düğün Alayları | Haleat Dağıtma | Supha Günleri | Gelin Odası | Gelin Hamamları

| Düğün ve Evlenme Geleneği | Doğum Geleneğimiz | Ölüm Geleneğimiz
|
Kürsübaşı Geleneğimiz | Sünnetlerimiz


www.elaziz.net -  Elazığ ili Güncel WEB Sitesi - Hızlı Menü Seçimi

| Haberler | Elazığspor | Gakkoşistan | Fıkralarımız | P.H.Defteri | Geleneklerimiz | Şehir Rehberi | Resimlerimiz | İlçelerimiz | Tarihimiz | Musikimiz ! | Türkülerimiz | Efsanelerimiz | Camilerimiz
| Resmi Bilgiler |
Sanayimiz| Turizm Kaplıca | Yerel Kültür | Yerel Folklor | Yerel Mutfak | Yerel Müzik | Yerel Lehçemiz | Yerel MP3 | Şiirlerimiz | Basılı Yayınlar | Ö.Telefonlar | Özel Duyurular
|
1999 Güneş Tutulması | Derneklerimiz | E.Tüketici Derneği | Depremler | E. Basın List | Siyaset | Röportajlar | Uçak Seferleri | Anılarınız | Linkler | Kültür ve Sanat | Nöbetçi Eczane
| Elazığ Forumlar | Yazarlar | A.Dosyaları | Gakgoşistan | Elazığ Mail Listesi | E-Ticaret | Fıkralarımız | Polisin Hatıra Defteri | Gül Güldür Düşündür |