Sömürge Bir Şehir Elazığ - 2
Sömürge
Bir Şehir Elazığ "Tam Gerçeğidir"
Uzun bir ara verdik... Tekrar
yazmaya başlayacağız... Sizlerden ricam tepkilerinizi ve düşüncelerinizi bana
ulaştırmanız... Saygılarımla...
Elazığ'da bir mağaza 1,5 yıla yakındır hizmet vermekte...
Yeni dekoru ve 2 mağazası ile yıllardır Elazığ'da giyim sektöründe hizmet veren
kuruluş, nedense 1,5 yıla yakın zamandır, ürünlerinde
%50 'lik korkunç bir
oranda indirim yapıyor...
Şimdi sormak lazım 1 yılı geçen zamanda %50 ürün indirimi
ile yaptığın satışta sen mağaza sahibi olarak insanları sömürmüyor musun?
Aslında kabahat sende değil, sana resmi onay levhası veren kişilerde...
Elazığ'da ekonomiye verilmeyen çekidüzen bugün Türkiye'nin
bir çok ilinde aynı sömürgelerle devam etmektedir. Bugün Elazığ'ın bir çok
esnafına bakın "bir yandan kuru temizleme işetiyor ama vitrininde cep telefonu
satıyor... Bu memleket'te hainler var... Biz hainlere bakıyoruz. Nasip kısmet olayı
amenna ama neden böyle yapıyoruz? Bir esanf bir iş yapmaya görsün 1 hafta 10 gün 1
ay sonra o sektörde bir patlama yaşanır. Herkes aynı işi yapmaya başlar. Bu
Elazığ'a has bir özellik midir ?
Bugün Gazi caddesindeki yığılmaya bir bakın. Küçük
esanfından büyüğüne illa gazi caddesinde bir işyeri olsun istiyor. Gazi caddesini
dolaşın bakalım, kaç adet çerezci yada büfe göreceksiniz... Baktığınız zaman
ağlayasınız gelir... Geçenlerde bir büfeye uğradım gazi caddesinde... Sordum !
"hayırlı olsun yenisin galiba...
evet... saol..
eee bari açtığına değdimi, yani kira mı mülk
mü...
Kiradayım...
Burayı açarken başka bir sektör düşünmedin mi ?
Seni kurtaracak mı?
kılı kılına...
Kimse yanlış anlamasın, nasip kısmet, rızık ayrı olay...
Ama, sayın bir gazi caddesini kaç çerez dükkanı var, kaç büfe var... Kazanıyorlar
mı ? Muhakkak... Ama yazık değil mi... Kazandığının yıl sonu cirosunun bilmem %
kaçını sadece Kiraya veriyor...
Dolaşın bakalım Yufkacıları... Kaç tane yufkacı var...
20-30 m² işyerlerinde yufka üretimi var... Önüne gelen yufkacı oluyor. 2 tezgah, 1
saç fırını, 1 terazi, 3-5 levha, al sana yufkacı. Ama git bakalım sağlık il
müdürlüğüne imalat yeterlilik belgesi var mı? Temizliği var mı? ... Daha neler
neler... Aslında yine aynı soru ve sorunla karşı karşıya kaldık.
"Yerel Yönetimler nerede" " Yerel
Yönetimler Hedefsiz"
Ruhsat verirken soran yok... İşyeri aç da ne açarsan aç.
Yeterki aç.. Ama 6-7 ay sonra da kapat. Tezgahın boşa, paran (milli servet) heba olsun.
Sadece biraz otokontrol yapılsa bakın ne güzel şeyler olacak. Çekidüzen ve gerçek
rekabet.
Resmi indirim Levhası
vermekle iş bitmiyor
ki... Ama kardeşim sen beni harbiden göstere göstere kazıklıyorsun... 1 yıl boyunca
% 50 indirim yapıyorsan o zaman kardeşim sen %200-300-400 kazanıyorsun benden ve
bizlerden. Mağaza açmakla, tüketime teşvikle üretim yapmadan Tv'lerde çıkıpda
Elazığ halkına hizmet yapıyoruz demeyin sakın.
Belediye
Yine Sahnede!
Diğer yandan üretim yapan, harbiden Elazığ'a gerçek manada
istihdam sağlayan bir başka tesis bakıyorsunuz sömümüyor bizi. Sadece Elazığ'a
değil Türkiye'min her bölgesine ürettiği ürünleri pazarlıyor... Ama gelgelelim
Belediyemiz sorun çıkarıyor. Buradan taşınacaksın. Bu bölge şehrin
görüntüsünü bozuyor diyorlar mış... Şehir dediği yer Elazığ Şehir Merkezi
Dışında Malatya Yolu üzerinde. Yerleşim biriminden uzak olan bir bölge. Hatta yol
boyunca tesislere benzeyen bir kaç işletme var. Biraz olayı deşiyorsunuz. Rant
peşinde olanların parmağı oynamakta...
İşyeri sahibi anlam veremiyor. Açıkca söylemişler, buradan
git..!
Nereye diyince... Elazığ dışında nereye gidersen git... Vah
memleketim vay... Sen eskiden böylemiydin. Demek özledin sen! demirtaşları, ihlas
finansları, üçkağıtçıları... Diğer yandan bir bakın bir çok işletmeye,
Samsun'lu, Bitlis'li, Bursa'lı, Malatya'lı, Trabzon'lu vs... Ama sözüm yok onlara...
Kartvizitinde Elazığ yazanlar neden bu memleket'te (üretim yapan) hor
görülür, kıskanılır... İlla ki Merkez, Malatya, Antalya, İzmir mi, Antep mi ?
yazılsın...
Gazetelerimiz
İlanları Bekliyorlar...
Diğer yandan bir şehrin gizli dinamiklerini
yansıtan gazetelerimize bir bakalım. Ağlamak istersiniz... Tüm gazeteleri açın, her
gün aynı sütünlar, aynı klişe haberler, valilik, emniyet, üniversite, belediye
vs.den yansıyan resmi duyurular... Emek çokca az... Bir çok sütuna bakın 1 - 2 - 5
aylığına hazırlanan dizi yayınlara ayrılmıştır... Şehirde neler dönüyor bir
bilene sormak lazım ama gazete sütunlarına değil... Toplamını toplamı kaç eder
acaba... Günerkan Bey'in dediği gibi
"Köşe yazılarımızı okuyan
yok"
Büyük
Çarşıya Zabıta Uğramaz mı?
Elazığ'ın en bilinen mekanlarından biri olan
Büyük Çarşı'ya yolunuz hiç düştümü. 4 katında çeşitli dükkanları ve
ofisleri olan Çarşımız bakımsızlıktan, köy meydanlarını yada tabiri cazise
tablacı mekanlarını andırıyor. Neden bu tesbit derseniz ?
Efendim, bir girip çarşı esanfını dolaşın.
Bir çok esanafımız malzemelerini vitrine değilde dükkan önüne öylesine koymuş.
Estetikten yoksun olan çarşıyı bu noktada Esnaf kendiliğinden bir daha vuruyor.
Dükkanların vitrinine bakayım yada yürüyeyim derken ayağınız yada herhangi bir
ekleminiz bir şeylere çarpmaya uğraşmakta kalıyor. Tam sayısını bilemiyorum ama
150-200 arası işyeri bulunan güzide mekanlarımızdan biri olan büyük çarşıya
kendi esanafı yada yönetimi bir düzen getirirse çok iyi olacak... Eskilerden kalan bir
tabelası ile modern bir çarşı olmamaya özen gösteriyor. Esnaf ürünlerini sadece
mağazasında sergilerse çok güzel olacak. "Aslında kuyumculardında
imkanı olsa Altınları, gerdanlıkları ufak tezgahlara dökecekler ama utanıyorlar
gibi". Ama bunun yanından komşusuna yada toplantılarında neden bu çok
önemli konuyu ele almıyorlar...
İzzetpaşa Pasajı gibi yada biraz uzak ama
"Eskişehir Esnaf Sarayı" gibi.
İhlas
Finans Ne Oldu?
Yaklaşık olarak 3
yıl öncesinde Elazığ'da faaliyetlerine başlayan İhlas Finans'ın kapanmadan bir ay
kadar önce ilk yazımızda şu cümleyi kullanmıştık...
"Son olarak İhlas Finans Elazığ şubesinde dönen dolapların duracağı
olmayınca, medyada yeni senaryolar hazırlanarak insanlar yada mudiler diyelim
rahatlatılmaya çalışıldı. Bugün İhlas Şubesine baktığınızda ne göreceksiniz
biliyormusunuz. ?
Hani adamın biri varmış
! Cadde üzerinde bir geniş meydanlı bir ofis tutmuş. Ancak camları ve kapı
boyasını ise "SİYAH'a" boyamış. Kapı girişinde bilmem ne şirket, içeri
girdiğinde ise, kapı arkasında duran Levhada "KARANLIK İŞLER BÜROSU"
ibaresi yer alıyormuş. Kocaman bir masada tek başına bir koltuk, gelenleri oturarak
karşılıyor, sandalye yada koltuk ikramında bulunmuyormuş. Kıssadan hisse soygun
mekanında oturmak ne haddinize... Gil get konya altı saat misali, İhlas Şubesine girip
ama boş çıkanın haddi hesabı yok. Camları ise Karartmaya almışlar. !!!!"
Yani
anlayacağınız olan oldu ve İhlas Finans kökten battı. Battı-batmadı vs... Önemli
olan mal varlığı olan bir büyük firmanın yada şahsın, kendisine güvenen binlerce
insanı mağdur etmesinin ve hala da umut dağıtması olayıdır... Ama esas
üzüldüğüm nokta şu... Bir çok garip vatandaşın ufak sermayesine yazık oldu.
Bunun yanında sadece 1 şahsın 1 Trilyon'a yakın parası kalmış içerde...
Milli servet değilde ne... Eğer kısa zaman içinde yeni bir haber alınmazda İhlas
Finans mağdurları kötü şeyler yapacak...
Enver ÖREN bey ve
oğlu... Umarız oldu bitti insanlar unuttu diye düşünmüyorlardır... Ayrıca: eski
kurdan verilecekmiş ödemeler... Yazık bu vatana bu millete... Bu yazımız kısa
idi..Uzun yazı yakında...
Yeniden görüşmek
üzere, saygı ve dua ile... -
FISILTI