Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yazarlar / Fısıltı / Fısıltılar << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

Elazığ'da Ekonomi Gerçeği... Tüketim var, Üretim yok!
16 Eylül 2001 Pazar


Dernek kararları ne derece doğru?

Elazığ'da kurulu bulunan bazı dernekler son dönemlerde çok ilginç kararlar alıyor. Gerçi Berberler ve Kuaförlerin kararı 1 yılı aştı ama son aylarda Tüpçülerin bağlı olduğu dernekte ilginç bir karar alarak "Veresiye Tüp Satışını Yasaklandığını belirtti". Doğru yada yalnış bir karar olabilir ama bu tür kararları verirken ne tür kıyaslamalar yapıldığını merak ediyor insan. Ancak şunu belirtmekte fayda var ki; bir takım derneklerin kararları şehir yaşantısında ve o şehrin ekonomisinde bazı değişimleri ve etkileride beraberinde getirmektedir.

Mesela: bazı berber ve kuaförler pazar günleri gizli gizli işyerlerini açıyor ve müşterilerine hizmet veriyorlar. Bu tür bir kararı sonrası neden denetlenmeyi tam anlamıyla yapmıyorsunuz diye maalesef soruyorsunuz ?

Tüpçülerin kararı belki doğru olabilir ama bu karar sonrasında veresiye devri kapandı mı? Yada daha önceden şu tür bir ibare vardı; "tüp satışları ücreti alındığı gün fiyatıyla geçerlidir". Yada "sayın vatandaş, veresiyeni ödediğin gün borcun o günkü tüp fiyatı ile olacaktır".

Meseleye neden bu gözle baktım. Şunu anlatmak istedim aslında. Elazığ'da istendiği zaman bazı birlikteliklerin sağlandığını görebilirsiniz. Ama bu tür birlikteliklerin çoğu zaman menfaatler ışığında çember oluşturduğunu gözlemliyoruz. Yakın zamanda bir otel sorunu çıktı. 1 kişi talip olunca ardından 10-*15 işadamı daha bu konuya hemen balıklama atladı. Birlikte yapalım mesajları ve toplantılarının yapıldığını duyduk ve gördük. Pekala şimdiye kadar neden toplanmadınız ? Elazığ'da yönetim ve sermayeyi idare etme konusunda çoca tescrübeli kişiler muhakkak var ama asıl sorun bu kişilerin "birlikte kazanma ruhlarının eksik olmasıdır". Ben ve sadece ben kavgası bir büyük organizasyona ilk adımlara bazen büyük engel olmaktadır.

Misholding bir açıklama yapmalı mı?

Bu konuda ciddi çalışmaları olduğunu sürekli anlatan Misholding yönetimi ne derece doğru ve kaliteli yaklaşımlarda bulunuyor buda tartışılır. Çok ortaklı olan bir kurumun o şehre bir takım + değerleri gözle görünür olması gerekmektedir. Ancak Misholding'e baktığımız zaman bu tür çok yönlü bir katmadeğeri gözlemleme imkanınız fazlaca olmamakta. Bir kalıp içinde yada çizdikleri bir çemberin dışına çıkmayan "sabir rant" elde etme düşüncesi yönetimdeki kişilerin harbi olduklarını hiçde gerçekci göstermemektedir.

Burada Misholding yönetimini suçlamıyorum ama bu anlatımlarının bazen çokca gerçekçi olmadığını düşünüyorum. 20-25 adet market açmak öyle sanıldığı gibi şehre fazla bir katma değer sağlamıyor. Evet haklısınız çalışan yüzlerce işçi var. Ama şöyle düşünsek 1 fabrika üretiminde o işçileri istihdam edemezmisiniz... Siz tüketimi sağlıyorsunuz... Dışardan gelen kamyonlara, diğer şehirdeki imalatlara daha fazla destekçi olmuyormusunuz... Bunun adına ben Elazığ'a bir büyük yatırım ve destek olarak bakmam, bakamam. Elinizde güçlü bir sermaye var. Bir çok alanda Elazığ'a ve bölgeye değişik sektörleri ele alarak yatırım yapabilirsiniz. Market sayınızı artırdıkça, hazırcılığı seveceğiniz muhakkak. Bunu sanırım sizlerde biliyorsunuz... Bir tabelaya Holding ibaresini yazdırmakla iş bitmiyor. Kendi şehrini sömüren bir işletmeye bir süre sonra güvenin azalacağını en azından insanların sadece Rant için sizlere ortak olacağını zaman içinde göreceğiz. Zaten üst kademe yönetiminizde kimlerin var olduğu bunun bariz bir göstergesi.

Bu memleket sizi seviyor ama karşılığında sanırım sizinde onları sevmenizi istemektedir. Yani Öz malınız, kendi sermayeniz, hemşehrilik vs. gibi kalıp cümlelerle insanlarımızı nereye kadar sömüreceğiz. Bu bir şahsi çağrıdır. Arada bulunan bir takım UÇ cümleler bir kilimin motifleridir. Umarım en kısa zamanda sizlerden değerli yatırımların ve şehir dışı politikalarınızın anlatıldığı reklam filmlerini görebileceğiz.

Otel ve Tesisleriniz anlatıldığı maketi Fuar'da görebilme imkanım oldu. O kadar yüklü bir yatırımı Organize sanayine aktarsanız, 5-10 yıl sonrası bu bölgede hatrı sayılır kuruluşlar arasına gireceğiniz muhakkak. Ama Elazığ'a yığılığ kalırsanız sizi sadece Elazığ'da bizler duyacağız.

Otobüs Durakları Bakımsız...

Geçmiş yazılarımızda 1997 yılında yapılan Otobüs Durakları ve Şehir Bilboardları ihalesi ile alakalı olarak bir takım bilgileri vermiştik. Şaibeli ihale sonrası şu anki şirketin mali durumuda malum ortada. Ancak herşey henüz bitmiş değil. Elazığ'ın göbeğinde bulunan otobüs duraklarına bir bakınız neler göreceksiniz.

Kırılmış Durak koruyucu camları ve bakımsız, temizlenmeyen iğreti duran duraklar. Ama nedense Reklam panoları sürekli değişiyor ve yenilenebiliyor. Bilboardlar da hakeza. Bu şehir bu kadar sahipsiz mi olacaktı. Otobü duraklarında cam koruyuculara baktığınız zaman ücra bir kasabada otobüs beklediğinizi sanıyorsunuz. Yazık çok yazık. İlgili kişilerin yada Belediyenin bu şehir  güzelliğine azda olsa bakım yaptırtması gerekmektedir. Reklam gelirlerinin paylaşıldığı gibi; halkımızın da temizliği paylaşması gerekmektedir.

Yeniden görüşmek üzere, saygı ve dua ile...  - FISILTI

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

Görüşlerinizi ve fısıltılarınızı "Fısıltılara" ulaştırabilirsiniz.
Elektronik posta adresim ; fisiltilar@elaziz.net
Fısıltı Arşiv Bu Haftaki Yazımız Biyografim E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner